Gülhane Parkı Tanıtımı ve Görülmesi Gereken Yerler

Gülhane parkı; adını çevresinde gülbeşeker yapan imalathanelerden almıştır. Topkapı Sarayının da önemli bahçelerinden birisidir; bir süre saraya dış bahçe olarak hizmet etmiştir. Gülhane parkı; 100 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulmuştur. İki kapısı olan parka; İstanbul ve Sarayburnu kapısından giriş yapmak mümkündür. İstanbul dendiği zaman Gülhane parkı gezilecek yerler içerisinde en gözde mekanlardan birisidir ve tabii ki Gülhane parkı görülmesi gereken yerler içerisinde ilk sıralarda yer alıyor çünkü içerisinde kocaman bir tarih var. Hepiniz Nazım Hikmet’e ait olan “Ben bir ceviz ağacıyım” şiirini biliyordur. Bu şiir Gülhane parkının tam ortasında yazılmıştır. Nazım Hikmet sevgilisi Piraye ile görüşmek için Gülhane parkında sözleşir. Tam saatinde parktadır ancak o dönem polisler tarafından da aranıyordur. Polisleri görünce Nazım Hikmet hızla ceviz ağacına çıkar ve şanssızlıktır ki o sırada Piraye gelir. Piraye bir süre bekler ve Nazım Hikmet beklediği süre boyunca onu yukarıdan izler. Ağaçta olduğunu belli etmek ister fakat polisler de hala parktadır. En sonunda cebinden kalemini ve kağıdını çıkarır; Ceviz Ağacı şiirini yazar. İstanbul’da olan birçok şair mutlaka bir kere bu parkın yollarında yürümüştür. Sadece bu yüzden bile Gülhane parkı görülmesi gereken yerler arasındadır.

Gülhane Parkı Tarihi

Gülhane parkı; Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u aldıktan hemen sonra uzun bir süre sefa bahçesi yani dinlenme bahçesi olarak kullanılmıştır. Bu dönemde has bahçe olarak hizmet verdiği bilinmektedir. Yani bir zamanlar padişahların, sultanların ve şehzadelerin dolaştığı bu park artık herkesin gidip görebileceği bir yer konumundadır. Muhteşem bir yeşil ve çiçek bütünlüğünün sahip olduğu park ilke olarak 1912 yılına halka hizmet vermeye başlamıştır.

Gülhane parkı oldukça önemli bir parktır çünkü Islahat Fermanı ilk olarak bu parkta okunmuştur, Atatürk’ün Latin harflerini tanıttığı alan da tam olarak burasıdır ve Atatürk’e ilk defa burada Başöğretmen denir. Park birçok heykelle donatılmıştır. Roma eserlerini, Cemil Topuzlu büstünü, Atatürk heykelini görebileceğiniz park birçok tarihten eserler barındırmaktadır. Atatürk heykeli ise Türkiye’de dikilen ilk Atatürk heykeli olarak dikkat çekmektedir. Bir süre park hayvanat bahçesi alarak dahi kullanılmıştır fakat doğru bir bakım yapılamadığı için hayvanlar Ankara’ya gönderilmiştir.

Gülhane Parkı Nerede?

İstanbul için Gülhane parkı gezilecek yerler arasındadır. Ulaşımı da son derece kolaydır ve Gülhane parkı görülmesi gereken yerler arasında oldukça önemli bir konumdadır. Park’a ulaşmak isteyenler Eminönü’nden tramvaya binerek Gülhane durağında inebilirler. Bu alan içerisinde aynı zamanda Saray Burnu, Topkapı Sarayı, Alay Köşkü de yer almaktadır.

Gülhane Parkında Görülmesi Gereken Yerler

Birçok kişi bilmiyor olsa da aslında Gülhane parkı gezilecek yerler ile dolu bir mekandır. Park oldukça büyük olduğu için ve önemli tarihi kişiliklere hizmet ettiği için bir hazine değerindedir denebilir.

Gotlar Sütunu

Park içerisinde bulunan Sütun; Bizans dönemine ait ve Sarayburnu’na bakan tepenin üzerinde yer alıyor. 15 metre kadar olan sütun Korint adı verilen bir mimari başlığa sahip. Sütun üzerinde; Bizans’ı kuran Byzas heykeli mevcut. Sütun aslında bir kaide görevi görüyor. Eski dönemlerden kalan sütun çok fazla aşınmış durumda ancak zor da olsa üzerinde yazanlardan; Gotlar karşısında elde edilen zafer sonucundaki savaşan kişilerin anısına dikilen bir sütun olduğunu anlamak mümkün.

Sarayburnu

Soğukçeşme kapısı ya da Sarayburnu kapısı olarak bilinen kapıdan girip parkın öbür ucuna doğru yürümeye başladığınız zaman karşınıza Sarayburnu çıkar. Türkiye’de dikilmiş olan ilk Atatürk heykelini o anda izlemeniz mümkündür. Heinrick Krippel eli değen bu heykel; senelerdir parktadır. Yürüyüşünüze devam ederseniz ilerleyen kısımda karşınıza Sepetöiler Kasrı çıkar. Burası; sultanların saltanat kayığına bindikleri yerdir.

Gülhane parkı oldukça büyük bir imparatorluğa hizmet etmiş ve zaman içerisinde ömrünü doldurarak halka açılmıştır. 1912 yılında restore edilmiştir. Eski dönemde sebze ekmek için kullanılan, zeytin ağaçları ile dolu olan park son dönemde çok daha çeşitlidir.

Park içerisinde çimlere oturabilir, bankalarda sohbet edebilir, ufak piknik alanlarında ateş yakmadan vakit geçirebilirsiniz. Park hafta sonları oldukça kalabalıktır ancak hafta içi daha sakin olduğunu söylemek mümkün. Park içerisinde çay bahçeleri ve yemek yiyebileceğiniz alanlar da mevcut.

Recommended For You

Yazar Hakkında: Serpil

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.